Herkes zayıf olmak zorunda mı?

Günlerin, ayların, senelerin çok hızlı geçtiğini düşünmeye başladım son zamanlarda… Aslında geçen şey zaman değil, bizim ömrümüz.. Ve aslında o kadar hızlı değişiyor ki herşey.. Birçok şeyi kaçırıyoruz.. Sonra durup düşünüyorsak eğer; bazılarını yakalayabilmişiz, birçoğunu da kaçırmışız…

Diyeceğim o ki; bi bakıyosun çocuksun bu hayatta.. Bi bakıyosun gençsin.. Bi bakıyosun yaşlanıyosun.. Çevremde sürekli kilosundan şikayet eden, sürekli diyet yapmaya çalışan insanlar var.. Başarabilenler de var  başaramayanlar da.. Telaşlı, mutsuz, rahatsız bir duruma sokuyor insanı kilolar.. Neşeli bi anda insanın moralini bozuyor.. Mutlu bir ortamda yüzünü düşürüyor.. Önemli bir günde istediğin gibi giyinip görünememek insanı mutsuz yapıyor.. Yirmili yaşlarda belirgin olarak başlayan kilo vermeliyim kaygısı insanı alıp götürüyor.. Kırklı yaşlara geldiğinde artık veremiyorum diyip boşvermeler başlıyor.. Ellili yaşlarda artık iyice bırakıyorsun kendini, kapatmaya çalışıyorsun kilonu falan.. Eğer bir sağlık problemi yaşamıyorsan üstüne gitmiyor, alan almış satan satmış durumuna geçiyorsun..

Bir yandan hayat akıp giderken aklının bir yanında sürekli kilolar, diyetler, zayıflamak duygusu seninle birlikte var oluyor, seninle yaşlanıyor.. Bu mutsuzlukla canının istediğini yiyemeden, giyemeden bi bakmışsın yaşlanıyorsun.. Değerli anların tadını bile çıkaramıyosun çoğu zaman..

Eğer bu ruh halinde değilseniz bence hiç takmayın.. Herkesin incecik olması hiç gerekmiyor.

Ama kafaya takıyosanız da bişeyler yapın. Bu kilo stresiyle yaşanmaz!! Kesinlikle zayıflamak zorundasınız.. Bu mutsuzlukla yıllar geçmez.. Hayat kısa.. İnsanın kendi ruhunu, bedenini sevmesi, kendine güvenmesi çok önemli..

Diyet yapın, kendiniz başaramıyorsanız bu konuda destek alın, diyetisyenler var, doktorlar var, cerrahi müdahaleler var.. Bir sürü yolu var artık bu işin.. Hayat boyu zayıflamaya çalışmakla geçmez.

Herkes zayıf olmak zorunda değil ama herkes mutlu olmak zorunda!!!!!