Özel Levent Hastanesi

 

 22 Mayıs tarihi itibarıyla Özel Levent Hastanesinde göreve başladım. Tüm laparoskopik ameliyatlar ve endoskopik tetkiklerle görevdeyim. Beklerim!!

 

14 MART TIP BAYRAMI

 

Özel günler hakkında ne düşünürsünüz kutlar mısınız bilemiyorum.. Önceleri gereksiz buluyordum bu günleri.. Ancak son zamanlarda “farkındalık” yaratmak için faydalı olduğunu düşünmeye başladım. Hem hayatın değişik renkleri bence bu özel günler.. Belki çok gerekli değil, olmasa da olur.. Ama olursa da her günümüzü sıradan olmaktan kurtarır diye düşünüyorum. Olsun varsın kandıralım kendimizi.. Sıradanlıktan çıkalım

Bu gün de Tıp Bayramı.. Mesela bu gün sağlık çalışanlarımız kutlansın.. Yolunu çevirip bi sorunun sıkıntın var mı diye sorulsun.. Kimse sağlık çalışanlarını üzmesin.. Kavga etmesin.. Bu gün biraz da olsun onlar konuşulsun.. Etkinlikler düzenlensin.. Değerleri bilinsin.. Kime ne zararı var.. Bence güzel bişey..

Yaptıkları iş çok farklı bence.. “İş” demek bile tuhaf geliyor..  Hepimiz çeşitli mesleklerde çalışıyoruz. Bazan mesaimiz uzuyor, fazladan 1 saat çalışmak zorumuza gidiyor. Bazan görev tanımımızda olmayan bir iş bizden istenebiliyor. Yüzümüz asılıyor. Oysaki sağlık sektörü çok farklı.. Gündüzü var, gece nöbeti var, ameliyatı var, hasta takibi var, acil durumlar var.. Pazar günü ailenle vakit geçirmek için bir plan içerisindeyken hastalardan biri kötüleşip aniden kendini hastanede bulabiliyorsun veya gece nöbetçisiyken , sabah sen tam çıkmak üzere gelen acil bir vakayla saatlerce daha görevine devam etmek durumunda kalabiliyorsun. Saatlerce uzayan bir ameliyattayken yemek yemeden işine devam etmen gerekebiliyor.. Bunun gibi bir sürü örnek verilebilir. Oysa hepimizin başına gelmiştir. Devlet dairelerindeyken sıra tam bize geldiğinde yemeğe çıkan memur işimizi yapmaz. Öğle tatilini beklememizi söyler.. Bu yüzden sağlıkçı olmak farklı bir şeydir..

14 Mart 1827’de, II. Mahmut döneminde, Hekimbaşı Mustafa Behçet’in önerisiyle ilk cerrahhanenin, Şehzadebaşı’daki Tulumbacıbaşı Konağı’nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adıyla kurulması, Türkiye’de modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir. Ve TIP bilimi o günlerden bu günlere müthiş bir şekilde gelişerek hayat kurtarmaya devam etmiştir. Ve her dönemde de insanlık için çalışmaya devam edecektir..

Doğumdan ölüme hayatımızın her döneminde ihtiyaç duyduğumuz sağlık çalışanlarımızın Tıp bayramını kutluyorum..  Yıllar geçtikçe değerlerinin bilinmesini ve daha saygın ortamlarda çalışabilmelerini diliyorum.

 

 

 

Herkes zayıf olmak zorunda mı?

Günlerin, ayların, senelerin çok hızlı geçtiğini düşünmeye başladım son zamanlarda… Aslında geçen şey zaman değil, bizim ömrümüz.. Ve aslında o kadar hızlı değişiyor ki herşey.. Birçok şeyi kaçırıyoruz.. Sonra durup düşünüyorsak eğer; bazılarını yakalayabilmişiz, birçoğunu da kaçırmışız…

Diyeceğim o ki; bi bakıyosun çocuksun bu hayatta.. Bi bakıyosun gençsin.. Bi bakıyosun yaşlanıyosun.. Çevremde sürekli kilosundan şikayet eden, sürekli diyet yapmaya çalışan insanlar var.. Başarabilenler de var  başaramayanlar da.. Telaşlı, mutsuz, rahatsız bir duruma sokuyor insanı kilolar.. Neşeli bi anda insanın moralini bozuyor.. Mutlu bir ortamda yüzünü düşürüyor.. Önemli bir günde istediğin gibi giyinip görünememek insanı mutsuz yapıyor.. Yirmili yaşlarda belirgin olarak başlayan kilo vermeliyim kaygısı insanı alıp götürüyor.. Kırklı yaşlara geldiğinde artık veremiyorum diyip boşvermeler başlıyor.. Ellili yaşlarda artık iyice bırakıyorsun kendini, kapatmaya çalışıyorsun kilonu falan.. Eğer bir sağlık problemi yaşamıyorsan üstüne gitmiyor, alan almış satan satmış durumuna geçiyorsun..

Bir yandan hayat akıp giderken aklının bir yanında sürekli kilolar, diyetler, zayıflamak duygusu seninle birlikte var oluyor, seninle yaşlanıyor.. Bu mutsuzlukla canının istediğini yiyemeden, giyemeden bi bakmışsın yaşlanıyorsun.. Değerli anların tadını bile çıkaramıyosun çoğu zaman..

Eğer bu ruh halinde değilseniz bence hiç takmayın.. Herkesin incecik olması hiç gerekmiyor.

Ama kafaya takıyosanız da bişeyler yapın. Bu kilo stresiyle yaşanmaz!! Kesinlikle zayıflamak zorundasınız.. Bu mutsuzlukla yıllar geçmez.. Hayat kısa.. İnsanın kendi ruhunu, bedenini sevmesi, kendine güvenmesi çok önemli..

Diyet yapın, kendiniz başaramıyorsanız bu konuda destek alın, diyetisyenler var, doktorlar var, cerrahi müdahaleler var.. Bir sürü yolu var artık bu işin.. Hayat boyu zayıflamaya çalışmakla geçmez.

Herkes zayıf olmak zorunda değil ama herkes mutlu olmak zorunda!!!!!